19 Kasım 2013 Salı

Ankara'da Gemi Olursa...

Modelcilik zor zanaat. Model gemi yapımıyla uğraşan, bu alanda aşırı ilgisi olan bir eşinin olması belki daha da zor. Abim son yıllarda model gemi yapımına aşırı merak saldı. Hoş kötü alışkanlıkları yok ya diyenleri duyar gibiyim. Ama iş aslında hiç de öyle değil. Öyle masraflı ki, şu mini minnacık bir gemi ortaya çıkıncaya kadar zaman mı dersin, para mı dersin bilemiyorum. Neyse başlamış artık böyle bir işe bana da destek olmak düşer. Bu amaçla ben de kolları sıvadım; bol bol fotoğraf çekmeye başladım. 
Geçen yıl Marmaris'te çarşıyı gezerken bir hediyelik eşya dükkanında model gemi görmüştüm. Abimin yaptıklarını gördükten sonra dükkandaki hiç cazip gelmedi doğrusu. 
Bu adreste de abimi iş başında görebilirsiniz. İsterseniz siteyi inceleyip; modelcilik hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Almak isteyenler yorum yazarak bana ulaşabilirler. Yaptıklarından bir kaçı...




 





Muharrem Ayımız Mübarek Olsun. MUTLU, HUZURLU YILLARRRRRR...


Sessiz sedasız da olsa, yeni bir yıla girdik. Muharrem ayı biz Müslümanların yeni yılı, ancak nedense Noel'i daha iyi biliyoruz, kutluyoruz. Şöyle bir blogları gezdiğimde yabancı sitelerde Noel için öyle güzel ve etkileyici, göz alıcı çalışmalar var ki; aksine biz geleneksel değerlerimizi de yaşatma-ma çabası içerisindeyiz. 
Çok şükür bu yıl da komşularıma, iş yerindeki arkadaşlarıma aşure yapıp, dağıtabildim. Sizleri bilmiyorum ama ben bayılıyorum böyle ufak paylaşımlara. Öyle ya, nerdeyse bir yıldır oturduğum binamdaki insanların bazılarını yeni görüyorum! Apartman kültürünü can çekişmesine rağmen yaşatmaya çalışmak arzumuz. Belli mi olur bir gün bakarsın bir komşum gelir kapıma kahve içmeye, sohbet etmeye...
Size dumanı üstünde, aroması içinde, tadı damaklarda lezzet patlamaları yaratan, önce gözü sonra mideyi doyuran enfes aşure tarifimi paylaşmak istiyorum. Tam da şimdi. :)

Malzeme Listemiz:

Ölçülerimi büyük boy kupa bardak ile veriyorum.
  • 2 bardak aşurelik buğday (bir gece önceden ıslatılmış)
  • 1 bardak mini boy kuru fasulye (bir gece önceden ıslatılmış)
  • 1 bardak nohut (bir gece önceden ıslatılmış)
  • 1 bardak ince doğranmış kuru kayısı (bir gece önceden ıslatılmış)
  • 1 bardak ince doğranmış incir (bir gece önceden ıslatılmış)
  • 1 bardak kuru üzüm (bir gece önceden ıslatılmış)
  • Yarım portakalın suyu
  • 1 portakal kabuğu (küçük küçük doğranmış)
  • 1-2 adet elma (soyulup küp küp doğranmış)
  • 4-4,5 bardak toz şeker
  • fıstık
  • fındık
  • ceviz
  • nar
  • tarçın

Yapılışı:

Kuruyemişler hariç hepsini ayrı ayrı kaynatıp, ki ben bu aşamada düdüklü tenceremi kullandım. Yaklaşık 17'şer dakika nohut ve fasulyeyi 20 dakika da buğdayı kaynatıp ayrı ayrı süzüp soğuk suya tuttum. Aşırı yumuşayıp dağılmasınlar diye. Kuru meyveleri de ayrı ayrı yumuşayıncaya kadar kaynattım. İncirin ve üzümün suyları koyu renk olduğu için süzdüm. Kayısının suyunu buğdaya ekledim. Elma ve portakal kabuğunu birlikte kaynattım.
 Bu zor aşama bitince evdeki en büyük ve geniş boy tencereme hepsini katıp üzerini 3 parmak geçecek kadar sıcak su ekledim. Şekeri de atıp iyice kaynattım. Yalnız incirleri kesinlikle bu aşamada içine eklemeyin. Aksi halde kararıyor. Arada sırada tadına bakarak şekerini ayarlıyorsunuz. Şekerin yoğun tadı sıcakken aldatmasın, çünkü soğudukça şekerin tadı istenilen kıvamı buluyor. Bir de soğuyunca iyiden iyiye suyunu çekeceğinden biraz sulu bırakmakta fayda var. Altını kapatmadan 2-3 dakika önce incirleri atıp, ocağı kapatıyoruz.
Aşurelerimizi kaselerimize doldurup üzerine bolca kuruyemiş ve narımızı serpiştiriyoruz. Ben tarçınsız olmaz diyorum kesinlikle. Tarçınımızı döktükten sonra servise hazır. Afiyet olsun.



14 Kasım 2013 Perşembe

Ahhh, O Ayakkabı Bağcıkları !

Uzun süredir yapmayı planladığım ama bir türlü fırsat bulup da yapamadığım bir çalışmaydı aslında. Benim ufaklıklar ısrar etmeseler belki daha da ileri bir tarihi görebilirdi. Sürekli açılan bağcıklar ve "Öğretmenim bağcıklarımı bağlayabilir misiniz?" ler, yerlerde sürünen bağcıklar...

Sonunda bağcık bağlamayı az da olsa öğrendik sanırım. Bol bol tekrar ile inşallah bağcık derdimiz kalmayacak. Dağıttığım ayakkabı şablonlarını evde mukavvaya yapıştırıp kesmelerini ve keçeli kalem ile boyamalarını istedim. Ayrıca deliklerinin de evde anne-babalarının açmasını istedim. Böylelikle sınıfta sadece bağcık ve düğüm atmaya vaktimizi ayırabildik. İşte sınıfımdan kareler:
 
 
 
 
 
 

2 Kasım 2013 Cumartesi

Uzun Bir Aradan Sonra Biriktirdiklerim

 Son zamanlarda elimde fotoğraf makinesi, sürekli çekim yapıyorum ama istediğim gibi hiç olmuyor. Israrla devam ediyorum, kim bilir günün birinde çok iyi çekimler yapabilirim.
Çocukluğumdan beri çok sevdiğim bir lezzeti sizinle paylaşmak istedim. Sütlü çorba. Kimi zaman tel şehriye kimi zaman arpa şehriye kimi zaman da pirinç ile yapılan o eşsiz tat. Hepsi de birbirinden güzel ve bir o kadar da pratik. Yani mutfağa ilk defa giren ve şu an'a kadar hiç yemek yapmamış birisi de pekala yapabilecek basitlikte. İnanın abartmıyorum.
 Malzeme Listesi:

  • 1 buçuk çay bardağı kadar tel şehriye
  • süt
  • tuz

Yapılışı:
Tencereye öncelikle 3-4 su bardağı kadar su koyup kaynatalım. Kaynayan suya 2-3 su bardağı kadar sütü ekleyip kaynamasını bekleyelim. Kaynamaya başlayınca tel şehriyeyi karıştırarak ekleyip, tuz ilave edelim. Tel şehriyelerin dibe çöküp topaklanmaması için karıştırmayı ihmal etmeyelim. Servis aşamasında isteğe göre karabiber dökebilirsiniz.

 Şimdi de eşim ve oğlumun çok sevdiği kızartma yağını paylaşmak istedim. Aslında ben tadına baktım, damak tadıma uymuyor. Oğlum ise bayıla bayıla yiyor. Nasıl yapıldığı konusunda ise kayınvalidemin söylediği; süt kaymağını toplayıp kaynatıyor ve rengi koyulaşınca kavanozlara dolduruyor. Yıl boyunca bozulmadan duruyor. Oğlum koyu yumurta istediğinde kaymak kavurmasından bir miktar tavaya alıp, çok kısık ateşte çözdürüp içine 2 yumurta kırıyorum. Kokusu ve tadı bana hitap etmese de bir denemenizi öneririm.
 



 
Uzun süreden beri hazır yoğurt tüketmiyorum. Geçenlerde yoğurt mayalamamış ve hazır yoğurt almıştım. Hem de eskiden severek yediğim bir markayı. Ama tadı tam bir felaketti. Artık ziyan olmasın diye ayran, cacık ve sarımsaklı yoğurt olarak tüketebildim. Damak tadımın bu kadar çok değişmesine inanamadım doğrusu.
 Her salı kapımıza gelen ailemizin sütçüsünden 5 litre süt alıp; bir güzel kaynatıyorum. Dikkat edilecek husus kaynamaya başlayınca 5 dakika daha kaynatmak yeterli. Sonra tencereyi (evdeki en büyük ve geniş olan ) evin soğuk ve sürekli kullanılmayan dipteki odasına koyup üzerine süt tülbentini örtüp kapağını kesinlikle kapat-mı-yorum. Çünkü bu şekilde ertesi güne daha fazla kaymak elde edebiliyorsunuz.
Ertesi gün sütün üzerinde biriken kaymağı kevgirle alıp sütü ocağa koyuyorum. Süt yoğurt yapmak için yeterli ısıya kavuşunca ki bu annemin dediğine göre parmağımızın birkaç saniye sütün sıcaklığına dayanabileceği kadar; mayalamak için 2 ila 4 kaşık yoğurdu ılık sütün içine ekleyip bir miktar çırpıyorum. Bazen bir tatlı kaşığı şeker de eklediğim oluyor. Bazen de 2 kaşık süttozu da.
 Hazırladığım karışımı küçük kaplara boşaltıp, kimsenin dokunmayacağı bir yerde battaniyelere sarıp 6-7 saat uyutuyorum :) Sonra buzdolabına yavaşça alıp 1 gün dinlendiriyorum. Hazır yoğurtlara taş çıkartacak bir lezzete kavuşuyoruz. Haa, yoğurt ekşidi diye de hemen dökmüyorum, onu da uzun süre kek ve poğaçalarda kullanabiliyorum. Eğer sütü alıp hemen kaynatmayıp ekşidiyse de atmayın. Çok güzel lor oluyor.
 Yaprak sarması her evde sık sık yapılır ama ben o kadar az yapıyorum ki; 11 yılda 4. desem gülersiniz bana. Evet doğru, ama bundan sonra sık sık yapacağım inşallah.
 Eşimin köyüne yazın gittiğimizde arkadaşının sünnet düğünü vardı. Orada öyle güzel yemekler pişirilmiş ki, yapanların gerçekten ellerine sağlık. Ben de evde denedim ama kuzu etiyle olsaydı daha iyi olurdu.
Eti önce suyunu çekinceye kadar kavuruyoruz. Sonra az haşlanmış nohutu temiz suyu ile ete ilave edip kaynatmaya devam ediyoruz. Ayrı bir yerde iç yağını alıp kavuruyoruz ve taneciklerini çıkartıp atıyoruz. Geriye kalan yağa yemeklik doğranmış soğanı katıp kavuruyor ve yemeğe ekliyoruz. Karabiber, tuz, 1-2 diş sarımsak ve çok az miktarda kekik ekleyip kaynatmaya devam ediyoruz. Etler ve nohutlar yumuşayınca yemeğimiz hazır. Çok lezzetliiiiii.
 Bugün kuaförümden aldığım kaş ve kirpik bakım yağım. Denemek için can atıyorum. Bakalım o kadar marifetli miymiş. Yanında da güzel bir cımbızı var.