24 Nisan 2013 Çarşamba

23 Nisan'ın Ardından

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu yıl benim için daha bir özeldi. Minik yavrum ilk gösterisini sundu bizim için. Bir anne için çok güzel ve özel anlardan birisi. Bunun yanı sıra öğrencilerimin kendi koreografilerini hazırladığı gösteri de çok güzeldi.
Bütün bu aşamalar güzeldi ama sınıfımızı süslerken atlattığım büyük kaza olmasa daha iyi olabilirdi. Bundan sonra tavan süsü yapmam her halde. Sıranın üzerindeyken birden kendimi yerde buldum ve ön 2 dişim "eyvah sallanıyor" diye öyle üzüldüm ki. Neyse ki korktuğum başıma gelmedi. Ama müthiş sancısı hala devam ediyor. Galiba bir süre devam edecek. Dizlerimindeki morluklar da cabası. Sanırım tavan süsleme işine son demenin vakti geldi. Kapı, pano ve pencereye devam.








6 Nisan 2013 Cumartesi

İçimden Geldiği Gibi: Şiir


Bu gece sensizim;
Işığım yok, karanlıktayım.

Bir başkayım bu gece, 
Hiç bir şey istemiyorum, 
Ellerini tutmaktan başka.

Geceler boyu konuşsak da,
Gözlerinin içine hapsolsam da,
Yalnız seninle hayaller kursam da;
Yine de hasretin dinmiyor...




2 Nisan 2013 Salı

Muhallebili Çıtır Kadayıf

Bugün canım eşime bir süpriz yapayım dedim ve daha önce deneyip de beğendiğim bir lezzeti yaptım: Muhallebili Çıtır Kadayıf... Hemen tadtırmak adına çok soğumasını beklemeden hafif ılıkken servis yaptım, ama siz mutlaka soğumasını bekleyin, 3 saat beklediğinde lezzeti daha güzel oluyor.

Malzeme Listesi:
500 gr. çiğ kadayıf
7 yemek kaşığı toz şeker
125 gr (yarım paket) margarin
1 su bardağı irili ufaklı kıyılmış ceviz içi
Muhallebisi için;
1 lt süt
4 yemek kaşığı un
3 yemek kaşığı nişasta
1 çay bardağı toz şeker
1 paket vanilya
1 paket kremşanti
Yapılışı:
Önce muhallebisi için kremşanti ve vanilya hariç diğer tüm malzemeleri karıştırıp, pişirelim. Muhallebi soğurken kadayıfını hazırlayabiliriz. Kadayıfı mümkün olduğunca ince ince doğrayın. Bu aşamayı mutfak makasıyla yapmak çok daha kolay oluyor. Toz şeker ve margarini ekleyip büyük bir tavaya alalım. Altın sarısı bir renk alıncaya kadar karıştırarak kavuralım. Pişmesine yakın daha çabuk kızardığı için kadayıfı yakmamaya dikkat edelim. Kadayıfı ocaktan almadan 2 dakika önce ceviz kırıklarını ekleyip biraz daha karıştıralım. Yağlı kağıt veya streç film serilmiş tepsimize önce kadayıfın yarısını döküyoruz. Arasına muhallebiyi döküp yayıyoruz. En üstüne de kalan kadayıfı döküp üzerini düzleştiriyoruz. Bu aşamada kaşığın tersi ile hafif hafif bastırmak işe yarıyor. Afiyet olsun.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Pazartesi Sendromuna "Kahve"

Çocukluğumdan beri vazgeçemediğim bir tutkudur, kahve. Mis gibi kokusuyla hemen cezbeder beni, hele taze çekilmiş kahve kokusu... Sanırım bebek kokusundan sonra en güzel koku olsa gerek. Bu aralar burun tıkanıklığı ve öksürük nedeniyle bu güzel tadtan ve enfes kokusundan mahrumum.
    
 
Manisa'ya giderseniz Yenihan'a uğrayıp cilveli kahve içmeden asla dönmeyin. Bol köpüklü kahve ve üzerine çifte kavrulmuş badem ortaya müthiş bir lezzet çıkartıyor. Hem de o dayanılmaz sıcakta serinlemek için harika bir yer. Bol bol fotoğraf çekmeyi de ihmal etmemek gerek.
 
Cilveli kahve denmesinin nedeni; gelinlik kızlar kız isteme merasimlerinde yöreye özgü bu kahveyi yapıyorlarmış, üzerine de mutlaka çifte kavrulmuş badem koyarlarmış, yanına da kaşığını. Önce kaşıkla bademleri yiyor sonra közde pişmiş kahveyi yudumluyorsun. Daha ne olsun...